Bilgiler alınıyor...

Makina mühendisi denildiği zaman genel olarak, sanayide üretim yapan ya da üretilen makinaların pazarlamasını yapan kişiler akla geliyor. Globalleşen dünyada değişime ayak uydurmak gerekiyor. Maalesef, Türkiye’de makina mühendisi mezun eden çok sayıda üniversite bulunuyor. Dolayısıyla, alının genel olarak doygunluk noktasına ulaştığı düşünülüyor. Makina değerleme uzmanlığı vasfı ile yeni bir alanda henüz önem kazanan bu meslekte, mühendis arkadaşlarımızın kendilerine yer edinmesi gerektiğini düşünüyoruz. 


Makina değerleme; makinaların faal ya da gayri faal durumda oldukları gözetilmeksizin, gayrimenkullerin ayrılmaz parçası olan makina ve teçhizatların kıymet takdirin belirlenmesi hakkında gerekli, tespit ve analizler ile rayiç değerinin belirlenmesi sürecidir. Süreç; makina, hat ve ekipmanlar, taşıt araçları, elektronik cihazlar, yardımcı teçhizatlar, ofis mobilya-demirbaş ve mefruşatlar, diğer taşınmaz türlerinden ayrı olarak değerlendirilmektedir. Bu maddi duran varlıklar, taşınmazlara göre çok daha hızlı yıpranabilmektedir ve söz konusu durum göz önüne alınarak bir değerlendirilme yapılmalıdır. 


Makina değerleme raporları; makina ekipmanlarının alım-satım işlemleri, defter değeri ve UFRS’ye uygun değer tespiti, sigortalama değer tespiti, yönetim değişiklikleri ve mevcut makina parkının gerçek değerinin tespiti için ve makina ekipman parklarının teminata konu olması, yurt içi/yurt dışı iş ortaklıkları, tedarikçi iş birlikleri gibi durumlarda kullanılmaktadır. Genel olarak; sanayi kullanımlı tüm makina ve ekipmanların değerlemesinde, besi ve süt çiftlikleri, çimento tesisleri, tekstil işletmeleri, rafineriler, gemiler, tersaneler, araç filoları, yenilenebilir enerji kaynakları, RES (rüzgâr enerjisi santralleri), HES (hidroelektrik santralleri) gibi bahsi geçen alanlarda değerleme yapılmaktadır. 


Makina değerlemede; emsal karşılaştırma yöntemi, maliyet yaklaşım yöntemi, piyasa değeri (pazar satış değeri), zorunlu satış değeri gibi yöntemlerden faydalanılarak doğru sonuca ulaşılmaktadır. 

UFRS veya TMS muhasebe standartlarına göre değerleme 
Artan küreselleşme ve rekabet ise, farklı ülkelerde farklı kurallara göre hazırlanan finansal raporların karşılaştırılmasında sıkıntılara neden olmaktadır. Bu nedenle, mali tabloların uyumlaştırılması doğrultusunda uluslararası muhasebe standartlarının kullanımı söz konusu olmaktadır. Muhasebe standartlarının geliştirilmesinin esas dayanağı uluslararası düzenlemelerdir. Değerlemenin amacı; işletmenin finansal durumu ve faaliyet sonucunu gerçeğe uygun bir şekilde tespit etmektir. 


Varlık ve kaynakların işletmeye girdiği tarihteki değeri, çoğunlukla cari değerini yansıtmaktadır. Ancak, izleyen dönemlerde ekonomik hayattaki değişmeler, teknolojik gelişmeler, varlığın kullanımı gibi nedenlerden dolayı tarihi maliyet ile cari değer birbirinden farklılaşabilmektedir. Muhasebe biliminde bu kaygıları giderebilmek amacıyla yeniden değerleme ile günümüz değerine ulaşılarak muhasebeleştirilir. 


Örnek olarak; işletme 01.01.2006 tarihinde faydalı ömrü 10 yıl olan makinasını 100.000 TL’ye satın almıştır. 31.12.2007 tarihinde makinanın birikmiş amortismanı 20.000 TL’dir. 31.01.2008 tarihinde makinadaki değer düşüklüğü yüzde 25 olarak tespit edilmiştir. Makinanın 30.06.2008 tarihindeki gerçeğe uygun değerinin 105.000 TL olduğu belirlenmiştir 


Halka arz olmuş şirketler, bağımsız denetim şirketleri tarafından hazırlanan altı aylık, yıllık faaliyet raporlarında kullanılmak üzere aktiflerinde bulunan maddi duran varlıkların yeniden değerlemesini düzenli olarak yaptırmakla beraber, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları´nın 16. maddesi gereği, aktiflerde yer alan tüm duran varlıklar her yıl yeniden değerleme neticesindeki yeni değerleriyle deftere kaydedilmelidir. UFRS veya TMS gibi muhasebe standartları da, duran varlıkların değerlemesi ve raporlanması gerekmektedir. 

Nisan 2016

 

Hakan GÜNDOĞDU 
Çizgi Gayrimenkul Değerleme A.Ş. 
Makina Mühendisi / Makina Değerleme Uzmanı 
hakan.gundogdu@cizgigd.com